Bölüm 1
Hedef belirlemedeki en öncelikli kriter pragmatizmdir. Yani faydacılık ilkesi. Hangi konuyla ilgili olursa olsun, tüm süreçlerde öncelikli hedef hep kârı arttırmaktır. İnsanın varoluşsal iki hedefi başarılı ve mutlu olmaktır. Bu sebeple kişi belirlediği her hedefte öncelikle mutlaka faydayı gözetmelidir.
Fayda yani kazanç, somut süreçlerde kolaylıkla analiz edilebilir. Maliyetler ve ciro arasındaki farka bakıldığında kâr kendini açık eder. Fakat her sürecin ekonomik hareketleri somut bir ticaretin kâğıt üstündeki aşikarlığı kadar net gözlemlenmeyebilir. Nasıl ki somut süreçlerde ekonomik analiz yapmak için temel matematik bilgisi gerekiyorsa soyut süreçlerde analiz içinde bazı ölçüm sırlarına sahip olmak gerekir.
Hangi sebepler hangi sonuçları var eder?
İnsanlar genelde ekonomi biliminin sadece somut süreçleri kapsadığını zanneder. Oysa ekonomi soyut süreçlerde de ölçüm yapabilen bir bilim dalıdır.
Sakınmanın kendine has farklı türleri vardır. Her türünün kendine has yöntem, sınır ve bedelleri vardır. Elbette her birinin kendine has kazanç yani getirileri vardır.
Sakınma hareketleri ekonomik olarak ölçülebilen eylemlerdir. Ödenmesi gereken bedelleri yani sermaye masraf maliyetleri ve sonuçları yani somut/soyut getirileri…
Peki nasıl hesaplanır sakınmanın ekonomisi?
Mesela cimrilikten sakınmanın ekonomisi…
Cimri yani kendinden başkasına harcamayan.
Kişilerin cimriliği genel davranış kalıbı haline getirdiklerinde neler kaybettiklerini belki başka bir yazıda masaya yatırırız.
Şimdi ise…
Kişi cimrilikten sakındığında bunun ekonomik karşılıkları nelerdir?
Hayat akışının ana yasalarından birisi fedakârlık döngüsüdür…
İnsan elindeki imkanları feda ettiğinde birçok önemli ekonomik bileşenin tetiklendiği bir döngüye girer. Bu döngü her seferinde elde olan imkânın, çok yönlü artış ve gelişimine sebebiyet verdiği için de, kişinin her seferinde fedakârlık yapacak imkanı çoğalır. Kişi buna devam ettikçe tıpkı karlı dağların zirvesinden aşağı yuvarlanan bir kar topu misali döngü kendini tekrarladıkça büyüyen ve her seferinde kazandığı devinim ile tekrarlaması kolaylaşan bir hal alır.
Fedakârlık, feda edilen şeylerin…
1-Daha güzeline yani daha hazlısına
2-Daha doğru yani kârlısına
3- Daha büyüğüne yani bollaşmasına
4- Daha bereketli yani temaslısına
5- Daha akıcı yani engelsizine
Sahip olmaya sebebiyet verir.
Fedakârlık, kişiyi hep daha iyisine
mahkum eder…
Daha da ilginç olanı ise sakınma ekonomisinin bir diğer yönü olan aktifleştiren pasifliktir.
Kişi cimrilikten sakınırken çok faktörlü bir kâr mekanizmasını tetiklediği gibi, sakındığı kötü eylemin tam zıttındaki iyi eylemde de gelişmeye başlar.
Yani kötü olandan sakınmak iyi olanda kaçınılmaz taarruza sebebiyet verir…
İşte bu aktifleştiren pasifliğin sonucudur.
Peki pasifleştiren ve aktifleştiren hareketlerin ekonomik açıdan fiziksel sınırları nelerdir?
Takipte Kalın…
😉
“Sakınma Ekonomisine Giriş” için 10 yanıt
-
Ticaret sadece alıp satmak değil , fedakarlığın olması gerektiği bir yer…
Ve o fedakarlığın hayatımızdaki tüm kârlılığımıza etkisinin olması çok etkileyici…
Fark edemediğimiz bir detayın ne kadar önemli olduğunu belirten kıymetli bir yazı olmuş elinize sağlık -
Selamlar
Ticarette hep somut tarafı yani miktar nasıl arttırılır veya neden azalırı düşünürken bunun birde soyut tarafının olduğunu anlatan zihin açıcı bir yazı olmuş.
Devamını bekliyoruz😊 -
Aktifleştiren pasiflik detayı beni resmen heyecanlandırdı 🙂 merakla diğer bölümü bekliyorum
-
İnsan feda ettikçe kaybettiğini düşünüyor…
Oysa ki iş tam tersiymiş 🙂
Feda ettikçe kazanıyorsun aslında…
Bir nevi geleceğe yatırım diyebiliriz 🙂
Bugün bıraktığın cimriliğim karşlığını, kârını yarın alacak olman gibi 🙂
1 taşla 2 kuş…
Cimrilikten uzaklaştıkça tutumluluğa da yaklaştım… -
Ticaretin ve ekonominin somutta gözüktüğü gibi matematiksel hesaplar değil, aslında bir karakter mekanizması olduğunu çok usta bir şekilde kaleme alan bir yazı. Zihninize, kaleminize ve emeğinize sağlık.
-
Eksilecek endişesi, kişiyi daha da muhafaza etmesi gerektiğini hissettirebilir. Kontrollü olarak eksiltmek yani eldeki imkanlardan fedakarlık yapabilmek. İnsan için kar oranı yüksek bir hamle. Feda edilirken yapılan sakınmalar ise işin bal kaymağı. Bir fedakarlık, o imkanın başka olanaklar altında kullanmamak anlamı taşır. Bu da karşımıza “fedalı kazanç” olarak eninde sonunda çıkar.
Ama eninde sonunda çıkar… -
Yani feda edince feda etmiş olmuyorsun 🙂
İster ticarette, ister hayatın içinde, her ne olursa olsun kötü davranışı feda ettiğinde, onu bıraktığında, iyiye alan açmış oluyorsun.
Her neyi bırakırsan tersinde daha fazlası senin oluyor. Çok büyük ticaret 🙂
-
Parçayı tamir ederken bütünde tamir olmak. Aslında az maliyetle çok iş yapmak. Doğru hamlelerle hızlı hedefe yönelik hareket etmek. Toplamda kârı elde edenlerden olabilmek temennisiyle devamını bekliyorum 😊
-
Zihninize ve kalbinize sağlık…
”Fedakarlık kişiyi hep daha iyisine hapseder” Açıkçası çok büyük oranda bu tespitin doğru olduğuna katılıyorum, katılmadığım taraf ”hep” ifadesi… İnsanların yedek kuvvetlerinin tamamını feda etmesi gibi seçenekler yokluk varlık savaşında şerefli bir hareket olur ama güncel hayatta aşırılığı destekleyen bir davranış olur, kar değil zarar getirir. Öte yandan ne olursa olsun ALLAH ‘ ın merhameti yüceler yücesidir.
Yine de ilme ilim katan bir yazı olmuş. ALLAH razı olsun. -
Kişi sakındığın şeyin zıttına mahkum oluyor. Doğru şeyden sakındığında ise sakındığından çok daha fazla iyi şey gelip onu buluyor aslında…
Bir yanıt yazın